Bİ SOR BAKALIM
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli çıtasını iyice yükseltti.
İmralı adasında ömür boyu ağırlaştırılmış hapse mahkum olarak cezasını çeken terör örgütü şefi Abdullah Öcalan’ın ziyaretine sahip çıkarken “Bu uğurda darağacına bile gitmekten çekinmeyeceğini” söyledi.
Terör şefi Öcalan’ın “en ciddi” muhatap olduğunu belirterek açılım süreci ile Türkiye’nin kurtuluşunun sağlanacağını söyledi.
Nedir bu “kurtuluş mücadelesi” bilmiyorum artık.
İçinde bir de MHP’linin bulunduğu meclis heyeti Öcalan’ın ayağına “gizlice” gittikten sonra her zamanki gibi yine “olumlu” açıklamalar yapıldı.
Yine sorayım o zaman;
Nedir bu “olumlu” olan?
İş artık bu raddeye geldiğine göre saray iktidarı ve yandaşları açılımın ne olduğunu da açıklamalı.
Özellikle YouTube kanalımdaki konuşmalarımda aylardır ısrarla bir soruyu soruyorum;
“Açılıma çok bel bağlandı, bu açılımın sonunda ne olacak, hangi duruma kavuştuğumuzda ‘işte bu’ diyebileceğiz?”
Bakın bu sorunun cevabını veren tek kişi bile yok.
Başarıyla sonuçlanacak sürecin sonunda “Nasıl bir Türkiye olacak?” sorusuna tek kişi bile cevap vermiyor.
Varsa yoksa “Açılım başarısız olmamalı, başarısız olursa çok kötü olur” söylemine sarılıyorlar.
DİKKATİMİ ÇEKEN ŞEYLER
Amerika’ya laf yok ama…
Güney Afrika gezisi dönüşü yine gazetecilerin sorularını cevapladığı iddia edilen Erdoğan’ın Gazze konusundaki sözleri çok dikkat çekiciydi.
Soru güya şöyleydi; “Gazze’de barış planı Trump’a aitti ve bir manada ateşkesin de aslında garantörü oluyor kendisi… Ama Gazze’deki katliamı bu durum da maalesef engelleyemedi. Bu konuda Trump nezdinde bir girişimde bulunacak mısınız? Netanyahu’yu artık bu saatten sonra ne dizginleyebilir?”
Erdoğan cevabında uluslararası toplumun kararlı iradesi ile Netanyahu’nun durdurulacağını belirterek İsrail’in çekinmeden cinayet işleyen bir cani olduğunu söyledi ve ateşkese uymasını istedi.
Birleşmiş Milletlerin de üzerine düşeni yapmadığını ileri süren Erdoğan “Bundan sonra atılacak adımlarda Birleşmiş Milletler ağırlığını hissettirmeli” dedi
Oysa güya soru Trump nezdinde bir girişimde bulunup bulunmayacağı yönündeydi.
Erdoğan’ın cevabında Trump ve Amerika’nın adı bile geçmiyor.
Demek ki soru ve cevapları hazırlayan İletişim Başkanlığı dalgaya düşmüş.
Tabii uçaktaki sözde gazeteciler soru ve cevabı bilmedikleri için “Efendim Trump’la ilgili bir şey söylemediniz” diye müdahale etmemişler.
Ne komik değil mi?
GÜNÜN SÖZÜ
Adamın yıllardır “İmralı canisi” dediğini sanıyorduk. Meğer o “İmralı canısı” diyormuş.
MERAK ETTİĞİM ŞEYLER
Öcalan Suriye yolcusu mu?
Eğer İmralı’daki terör şefi “en ciddi” muhatap ise artık hapiste tutulmasına da gerek yok.
Çünkü belki bir seferliğine hapishane ziyareti ile “fikir, görüş ve önerileri” alınsa bile bunun sürekliliği olmaz. Bu devlet anlayışına da hukuka da aykırı olur.
Zaten DEM’liler de dağdakiler de Apo’nun serbest bırakılması gerektiğini söylüyorlar.
Apo serbest bırakılırsa nereye gider?
Türkiye’de yaşaması pek mümkün değil.
Aldığım bazı duyumlara göre Öcalan için en makul yer Suriye.
Muhtemelen Apo serbest bırakılırsa Suriye’deki SGD’ye gider, ya kurulacak özerk bölgenin başkanı olur ya da Kürtlerin onursal başkanı olarak akil adam rolü oynar.
BUNU YAZMAK GEREK
İmamoğlu davası çabuk bitebilir
Tam 9 aylık soruşturma süreci bitti ve İmamoğlu iddianamesi mahkeme tarafından kabul edildi.
Şimdi sıra duruşma takviminin oluşturulmasında.
Mahkeme heyeti 4 bin sayfaya yakın iddianameyi tahminlerden önce okuyup karara bağladı.
Bu da duruşmaların hızla sürdürüleceği olasılığını artırıyor.
Nitekim Bahçeli “Davalar hızla sonuçlandırılmalı” çıkışını yapmıştı.
Şimdi önce tensip kararları verilecek.
Tahminim tutukluların yarıdan fazlasının serbest kalacağı yönünde.
Ardından seri duruşmalarla kararlar verilecektir.
Eğer iktidar ciddi mahkumiyetler çıkmasını istiyorsa duruşmaları hızlandırır.
Çünkü içi fazla dolu olmayan bir iddianame ile süreci uzatmak iktidarı da zora sokacaktır.

