TÜRKLÜK YÜREĞİNDEN
Bir Direniş Bildirisi
Bu metin, yayın çizgimizi ve durduğumuz yeri açıkça ilan eden manifestodur.
Türklük bizim için kuru bir kimlik değil, bir duru duruştur.
O duruş; boyun eğmeyen, sömürüye diz çökmeyen, yurdu namus bilen bir başkaldırıdır. Türklük; torba yasalarla bozulamayan, yandaş dille örselenmeyen, korkuyla susturulamayan bir öz bilinçtir.
Bugün bu topraklarda: Hukuk ayaklar altındadır.
Adalet buyruğa göre işlemektedir.
Gençlik umutsuzluğa itilmektedir.
Emek hor görülmekte, yoksulluk yüceltilmektedir.
Yandaşlık yurttaşlığın önüne geçmiştir.
Soru soran sindirilir, konuşan yargılanır, yazan karalanır olmuştur.
Türk’ü “sessiz tebaa” görmek isteyen bir düzene karşı sözümüz vardır.
Bu düzende barış adı altında ihanet, inanç adı altında sömürü, demokrasi adı altında baskı kurulmuştur. Halkın binlerce evladının canına kıyılmışken, eller kanlı canilerle masa kuranlar; milletine yüz çevirmiştir.
Biz buna boyun eğmiyoruz.
Barışı; adaletle savunuruz.
İnancı; vicdanla yaşarız.
Devleti; kul değil yurttaş anlayışıyla var ederiz.
Ne tarikat buyruğuna, ne yabancı akla, ne saray fermanına teslim olacağız.
Bizim kıblemiz yurttur.
Bayrağımız onurdur.
Yasamız hak, yolumuz Cumhuriyet’tir.
yurdunu ayağa kaldıracak güçtür.
Türk işçisi; sadaka bekleyen değil,
emeğinin karşılığını isteyen onurlu yurttaştır.
Türk kadını; geri itilecek değil,
yurdu büyüten aydınlık yüzdür.
Bu dergi; eğilmeyenlerin kalemi, susmayanların sesi, vazgeçmeyenlerin yurdudur.
Burada: Yalan yazılmayacak.
İhanet aklanmayacak.
Korku çoğaltılmayacak.
Burada yalnızca: Gerçek konuşulacak.
Halk korunacak.
Türklük onuruyla savunulacak.
Ve bu ülkeye yeniden şunu hatırlatacağız:
Türk; bastırıldıkça büyür.
Türk; susturuldukça çoğalır.
Türk; yok sayıldıkça ayağa kalkar.
Biz bu yola;
unutmaya değil anımsatmaya,
boyun eğmeye değil doğrulmaya,
seyirci kalmaya değil sorumluluk almaya geldik.
Türklük adına:
YAZIYORUZ.
DİRENİYORUZ.
VAR OLAMAZ DİYENE TÜRK’Ü YOK SAYMAYA ÇALIŞANLARI RAHATSIZ EDECEĞİZ.
NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE

