MERAK ETTİĞİM ŞEYLER
Yıllardır en sıklıkla duyduğumuz kelimelerden biri reform.
AKP Genel Başkanı Erdoğan dünkü grup toplantısında yine üstüne basarak “Bu yıl reform yılı olacak” dedi
İyi de ne reformu yapılacak?
İktidar zamanındaki seçime kadar dayanabilecek mi?
Artık işleri toparlamaları an itibarıyla çok zor.
Ancak bir şeyi yapabilirler.
Seçim ekonomisi uygulayıp, göreceli olarak geniş kitlelerin gelirlerini artırabilir ve hemen bir seçime gidebilirler.
Erdoğan dünkü konuşmasında uzun zamandır kullanmadığı bir jargonu kullanarak “Seçimde muhalefeti sandığa gömeceklerini” söyledi.
CHP’yi “yine hüsrana uğratacaklarını” söyleyen Erdoğan’ın sözleri bende ister istemez “baskın seçime mi gidilecek?” sorusuna neden oldu.
O sırada sarayın sözcülerinden Şamil Tayyar’ın sosyal medya paylaşımını gördüm.
Tayyar reformların ne olduğunu anlatıyordu.
2027’de yapılacakların anlatıldığı bu mesajda şunlar var;
– Tüm kamu çalışanlarının iş ve gelir şartlarını yeniden düzenlenmesi.
– Emeklilere seyyanen zam.
– SSK/BAĞ-KUR ve Emekli Sandığı emeklileri arasındaki zam farkının giderilmesi
Şamil Tayyar bunların yapılması halinde rüzgârın arkaya alınacağını AKP’nin rakipsiz kalacağını, Özel’in ilk seçimde adaya veda edeceğini ileri sürüyor.
GÜNÜN SÖZÜ
“Verin yetkiyi, görün etkiyi” denildi…
Gerçekten “yetki” verildi, gördük felaketi…
Dün de 3 vekil geçti AKP’ye, 400 ‘e az kaldı…
İşte o zaman göreceğiz her şeyi…
Ahmet ÜSTÜN
YENİ ÖĞRENDİM
İkisinde de devre dışıyız
Paris’te bir toplantı yapıldı.
İsrail Suriye ve Amerika katıldı, Hakan Fidan da gitti ama anlaşma sırasında masada yoktu.
İsrail Suriye ile anlaştı.
Aynı şekilde Gazze konusunda da devre dışı kalıyoruz.
Saray nedense Gazze’ye asker göndermeyi pek istiyor ama İsrail karşı çıkıyor.
Netanyahu son Amerika gezisinde Trump’ı bu konuda ikna etmiş.
Demiş ki; “Türk askeri Gazze’de olursa ve ateşkes konusunda bir sorun çıkarsa Hamas’la irtibat kurmamız zorlaşır. Bu nedenle Türk askeri olmasın ki gerektiğinde Hamas’la temasımızı sağlasınlar.”
Trump da “haklısın” demiş.
DİKKATİMİ ÇEKEN ŞEYLER
Bu rekoru neye borçluyuz?
Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Uraloğlu yeni bir rekor müjdesi verdi.
Türkiye hava yolculuğu sayısında cumhuriyet tarihinin rekorunu kırmış.
2025 yılı boyunca Türkiye üzerinden geçen uçaklarla birlikte hava sahamızda 247 milyon 163 bin 531 yolcu uçmuş.
İstanbul Havalimanı’nda iç hatlarda 123 bin 860, dış hatlarda 425 bin 459 toplam 549 bin 319 uçak trafiği gerçekleşmiş.
İç hatlarda 17 milyon 730 bin 321, dış hatlarda 66 milyon 727 bin 100 toplamda 84 milyon 457 bin 421 yolcuya hizmet verilmiş.
Güzel rakamlar bunlar ama özellikle dış hat yolcularının çok büyük bir çoğunluğu “transit” geçişler sayesinde oldu.
Çünkü birçok ülke ambargolarla karşı karşıya ve kendi ülkelerinden batı ülkelerine uçak seferleri yapılamıyor.
Bu nedenle milyonlarca yolcu önce Türkiye’ye geliyor sonra gidecekleri ülkelere ya bizim uçaklarla ya da başka hava yollarının uçaklarıyla gidiyor.
CANIMI SIKAN ŞEYLER
Medyada tatlı rüyalar
Yılbaşından bu yana hangi gazeteyi elime alsam ya da hangi kanalı açsam karşıma hep aynı haberler çıkıyor.
Yeni dönemde işçi, emekli, memur maaşları kuruşu kuruşuna ne olacak?
Muhalif bir iki gazete ve bir iki televizyon elbette bu maaşların hiçbir işe yaramadığını anlatıyor ama yandaş medyanın durumu çok trajik.
Çünkü bu rakamlar veriliyor ama bunun yetip yetmeyeceği konusunda en küçük bir yorum, analiz ve eleştiri yok.
Açıyorsunuz kanalı kocaman başlıklarla ve gülen emekli görüntüleriyle “işte en düşük emekli maaşı” yazıyor.
Ama ne yapsın yandaş medya, onların ekmek parası da bu.
Gerçi yandaş medyada çalışan bir küçük azınlık hariç hepsinin derdi aynen bu ama onu da kaybetmek istemiyorlar doğal olarak.

