MERAK ETTİĞİM ŞEYLER
Önce haberi okuyalım;
“DEM Parti Heyeti, İmralı Adası’na gitti. Heyet, PKK lideri Abdullah Öcalan ile görüşecek. Heyette DEM Parti İstanbul Milletvekili Pervin Buldan, Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar ve Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından Faik Özgür Erol yer aldı. Ziyaret, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) kurulan komisyonun Öcalan ile yaptığı görüşmenin ardından ilk temas olarak kayda geçecek. DEM Parti Heyeti, Öcalan ile son görüşmesini 3 Kasım 2025’te yapmıştı.”
Hayırdır?
Ne oluyor böyle?
Geçen hafta terör komisyonunun üç üyesi İmralı adasında terör sanığı Abdullah Öcalan’ın ayağına gidip fikir ve görüşlerini aldı.
Gidiş son derece gizli yapıldı.
Fotoğraf, video ve ses kaydı yayınlanmadı.
Tutanaklar henüz açıklanmadı.
Rivayete göre 4 Aralık’ta yapılacak komisyon toplantısında bu konuda bilgi verilecek.
Peki daha komisyon üyeleri bile bilgi sahibi olmadan Apo’ya bu ani gidişin sebebi ne olabilir?
Acaba Apo’nun fikir ve görüşleri üzerinde yine gizli toplantılar mı yapıldı, burada alınan kararlar DEM Parti üyeleri tarafından Apo’ya mı bildirilecek ve bu yeni duruma göre kendisinin yeni bir tavır alması mı bekleniyor.
Her şey gizliden gizliye yapılıyor.
Belli ki bir tür telaş var.
Sonu hayırlı olur inşallah.
GÜNÜN SÖZÜ
Olmaz olmaz demeyin…
Bu da oldu…
Barzani silahlı üniformalı korumalarıyla ülkemize geldi…
Herkes de seyretti…
Yuh ki yuh…
Çadır devleti miyiz… Ahmet ÜSTÜN
KAFAMI BOZAN ŞEYLER
Yine kimse istifa etmeyecek
Adam sınırımızın yanı başındaki Kürt özel bölgesinin lideri.
Valinin daveti ile Şırnak’ın Cizre ilçesine geliyor, bir sempozyuma katılıp konuşma yapıyor.
Gelirken yanında üniformalı, uzun namlulu silahları olan korumalarını da yanında getiriyor.
Burası sanki muz cumhuriyetiymiş gibi bu üniformalı, uzun namlulu silah taşıyan korumalar rahatlıkla sınırdan geçiyor, Cizre sokaklarında gezebiliyorlar.
Dünyanın hiçbir yerinde göremezsiniz bu manzarayı.
Bırakın özel bölge başkanını devlet başkanları bile bir yabancı ülkeye giderken üniformalı, uzun namlulu silah taşıyan korumalarını beraberlerinde götüremezler.
Bu rezalet devletin bakan yardımcısının, valisinin, emniyet müdürünün gözleri önünde yaşanıyor.
Dün bazı çevrelerden “İçişleri bakanı, vali istifa etmeli” sözlerini duydum.
Hiç beklemeyin.
Bu kibirdeki bir iktidar varken hiç kimse istifa etmez, umurlarında bile olmaz.
DİKKATİMİ ÇEKEN ŞEYLER
DEM Parti sanki tuzağa çekiliyor
Kuşkusuz DEM Parti yine açılım sürecinin en heyecanlı partisi.
Üzerinde büyük yük var.
Kolay değil “Meclis’te teröristler kol geziyor” suçlamasından kurtulup açılımın mimarı muamelesi görmek.
Ancak DEM Parti bu eline geçen müthiş fırsatı kullanırken sanki tuzağa düşürülüyor.
DEM Parti’nin asla kavga etmeyeceği parti CHP olmalı aslında.
Ancak görünen o ki iktidar DEM Parti’yi CHP’ye karşı kullanıyor.
Hemen her gün bir DEM partili CHP’ye adeta ateş ediyor.
AKP ve MHP’liler de ellerini ovuşturuyor.
Yaptıkları yanlışı anladıklarında iş işten geçmiş olmaz inşallah.
BUNU YAZMAK GEREK
Apo’dan anlamsız darbe çıkışı
Önce DEM Parti’den İmralı’ya giden Gülistan Koçyiğit attı lafı ortaya.
Dedi ki; “Abdullah Öcalan ‘sürecin başarısızlığa uğraması halinde darbe mekaniğinin devreye gireceğini’ söylüyor.”
Bu açıklamaya ilk atlayan AKP’nin eski milletvekili Şamil Tayyar oldu.
Tayyar bu sözden kastedilenin “Bahçeli’ye karşı parti içi bir darbe” olduğunu ileri sürdü.
Anlamak mümkün değil.
Abdullah Öcalan “darbe mekaniği” diyor, bundan Bahçeli’ye parti içi darbe anlamı nasıl çıkar acaba?
Ama belli ki Bahçeli de Şamil Tayyar’ı ciddiye almış “Ülkücü zihniyet ile darbeci zihniyetin yan yana gelemeyeceğini” söyledi.
Sanıyorum Apo’dan “darbe” sözünü duymak Ankara’da rahatsızlık yarattı, konuyu “Bahçeli’yi kastetti canım” diyerek söndürmek istiyorlar.

