BU HÜKÜMET EMEKLİSİNİ ÇÖPE MAHKUM ETTİ

Akşam çöpleri karıştıran yaşlıyı gördünüz mü?
Eğilmiş, acele ediyor. Utanıyor. Kimse görmesin istiyor.
O adam bir zamanlar bu ülkenin işçisiydi, memuruydu, ustasıydı.
Bugün ise çöpten artık topluyor.

Türkiye’de emekli artık yoksul değil, terk edilmiştir.
Sadece aç bırakılmamış; insanlıktan da düşürülmüştür.
Otellerin arka kapılarında sabahlayan emekliler var.
Bir zamanlar tatil hayali kurdukları yerlerin merdiven boşluklarında yatıyorlar.
Sokakta kalan, parklarda uyuyan, cami avlusunda sabahlayan emekliler…
Bunlar münferit değil.
Bunlar “istisna” hiç değil.
Bu, bilerek yaratılmış bir tablo.

2025’te emekliye verilen maaş, aç kalmaması için değil; ölmemesi için ayarlanmış durumda.
Açlık sınırı 30 bin lirayı geçmiş.
Emekliye verilen maaş 20 bin civarında.
Yani devlet diyor ki:
“Yaşama, ama ölme de.”
Bu artık ekonomi değildir.
Bu, sosyal bir çöküştür.
Bu, devletin kendi yaşlısına sırtını dönmesidir.

Yıllarca prim ödeyen insanlar bugün bayat ekmek kuyruğunda.
Bir zamanlar vergi verenler bugün yardım torbası bekliyor.
Ama iktidar hâlâ utanmadan “destek verdik” diyor.
Destek mi?
Destek, çöpten yemek toplayanı görmezden gelmemektir.
Destek, sokağa düşen emekliyi istikrarsızlık grafiğiyle açıklamamaktır.
Bu ülkede artık çalışmak yetmiyor.
Yaşlanmak ise suç sayılıyor.

Emekli susuyor diye her şeyi kabullendi sanılıyor.
Oysa emekli suskunluğu onurdan geliyor.
Ama onur açlığı sonsuza kadar bastırmaz.
Unutmayın:

Bir ülke yaşlılarını çöpe mahkûm ediyorsa,
o ülke geleceğini de çöpe atmıştır.
Ve bu utanç,
ne rakamla örtülür
ne de propaganda ile.

Yazar

Haberi Paylaş

Popüler

Diğer Haberler
Related

TÜRKLÜK YÜREĞİNDEN

Bir Direniş Bildirisi Biz bu yola; suskunluğun suça ortaklık sayıldığı...

Türk Devleti Geri Çekilirken: Sessizlik İhanettir

Türkiye bugün tarihinin en kritik eşiklerinden birindedir. Etrafımızdaki yangın,...