ANALİZ
Açılım süreci dura kalka devam ederken iktidar sözcülerinden sıklıkla şunu duyuyoruz; “Abdullah Öcalan’ın PKK’nın kendini feshetmesi ve silah bırakma çağrısı Suriye’deki SDG’yi de kapsıyor.”
En son dün Bahçeli bunu yine dile getirdi ve “11 Temmuz’da bir grup PKK’lı silahlarını yakmıştır. Özellikle Suriye’nin kuzey doğusunda tesir alanı bulunan SDG/YPG henüz silah bırakmamış, 27 Şubat İmralı çağrısına riayet etmemiştir. Halbuki İmralı’nın çağrısı PKK’nın yanı sıra bölücü terörün tüm bileşenlerini kapsamaktadır” dedi.
Peki SDG’nin de silah bırakmasını istemek ve buna uyulacağını düşünmek gerçekçi mi?
Kesinlikle hayır.
SDG’nin de silah bırakacağını sanmak bölgede olup bitenleri anlamamaktır.
SDG denilen yapılanma son 10 yılda Amerika ve NATO ülkelerinin desteği ile adeta tuğla örer gibi kuruldu.
Amerika milyarlarca dolarlık yatırım yaptı SDG’ye.
Silah ve mühimmat başta olmak üzere bölgeyi kendini yönetecek ve devletleşme yolunda ileri adımlar atacak seviyeye taşıdı.
Bu koşullarda SDG’ye “sen de silah bırakacaksın” demek olmayacak duaya amin demek gibidir.
İyi de iktidar niye bu konuda çok kararlıymış gibi görünüyor?
Orasını anlasak konuyu da çözeceğiz.
DİKKATİMİ ÇEKEN ŞEYLER
Demirtaş bir türlü bırakılmıyor
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin tutuklu Selahattin Demirtaş ile ilgili nihai kararının üzerinden bir ayı aşkın süre geçti.
Türkiye’nin de imzaladığı uluslararası anlaşmalar gereği Demirtaş’ın serbest bırakılması gerekiyor ama adeta yaprak kıpırdamıyor.
Adalet Bakanı konunun yargının kararı olduğunu söyledi.
AKP sözcüsü Ömer Çelik de önceki akşam çıktığı bir TV programında “Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılmasıyla ilgili bir sürü siyasi yorum yapılıyor ama bu hukukla ilgili bir süreç. Bir yandan hükümeti yargıya müdahale etmekle suçluyorlar, bir yandan da müdahale etmemizi istiyorlar” dedi.
Anlamadığımız şu; konu neden yargıda? Sonuçta AİHM kararının uygulanması için yazılacak mahkeme kararı tamamen bir prosedür. Yani AİHM kararının incelenmesi; itiraz edilmesi, yazışma yapılması gibi bir durum artık yok.
O halde bu gecikmenin nedenini kim açıklayacak?
BUNU YAZMAK GEREK
Darbe konusu arapsaçına döndü
Bazen ortaya bir laf atılır sonra onu çözebilmek için herkes sıkıntıya girer.
Abdullah Öcalan’ın “çözüm süreci biterse darbe mekaniği devreye girer” sözleri işte buna çok iyi bir örnek.
İmralı’ya giden heyette yer alan DEM’li Gülistan Koçyiğit, Öcalan’ın bu cümleyi söylediğini açıklamıştı PKK’ya yakın bir haber ajansına.
Nedense Şamil Tayyar devreye girdi “Apo ‘süreç biterse Bahçeli’ye parti içinde darbe olur’ dedi” diye tercüme etti bu sözleri.
Gülistan Koçyiğit dün yeni bir açıklama yaparak Şamil Tayyar’ı manipülasyon yapmakla suçladı ve Öcalan’ın sözlerinden Bahçeli’ye darbe yapılacağı anlamının çıkartılmasının yanlış olduğunu söyledi.
İyi de “darbe mekaniği devreye girer” sözü (tabii gerçekse) ne anlama geliyor o halde?
Yine her şeyi arapsaçına döndürdüler.
Bİ SOR BAKALIM
Gazze’ye asker göndermemiz şart mı?
Gazze’deki barış koşulları riske girmiş.
Neden?
Çünkü İsrail Gazze’de oluşturulacak askeri görev gücünde Türkiye’nin yer almasını istemiyor. Bu da belirsizlik yarattığı için barışa giden yol şu anda tıkanmış.
İsrail’in muhalefetine rağmen, Türk hükümetinin en az 2 bin personelden oluşan bir birlik gönderme hazırlıklarını tamamladığı öne sürülmüştü.
Başından beri Gazze’ye Türk askerinin gönderilmemesi gerektiğini anlatmaya çalışıyorum.
Türkiye o bölgede askeri olarak bulunmamalı, bunun hiçbir yararı yok.
Türkiye bölgenin yeniden kalkınması için elinden geleni yaparken diplomasi alanında çok aktif olmalı ve iki devletli çözüm ısrarını sürdürmeli.
CANIMI SIKAN ŞEYLER
Böyle cezalandırma olmaz ki
Bir televizyon haberinde Kilis’te bir gıda imalathanesindeki rezaleti izledim.
Bütün gıda ürünlerinin zamanı geçmiş. Her yer pislik içinde.
Fare ölüleri bile var ortalık yerlerde.
Belediye malları toplayıp imha ediyor buranın sahibine ise 2 bin 300 lira ceza kesiyor.
Bu nasıl mantıktır, nasıl bir yasal cezadır böyle?
Hatalı park yapana bile 1100 lira ceza yazılırken insan sağlığı ile oynayanlara verilen bu ceza komik değil mi?
Yıllarca hapis yatmaları gerek oysa.

